top of page

Ara


Toplumperest
Refikler Çiftliği Katılım Sertifikası İnsanı insan yapan nedir? Bir es verin ana ve durup düşünün. Dikin gözlerinizi bir yere ya da kapayın ve odaklanın: "İnsanı insan yapan nedir?" Buna verilen yanıt hayattaki değerlerinizi oluşturur. Var oluş amacınızı ortaya çıkarır. Devam etmenizi kolaylaştırır. Hayatı anlamlı kılar. Eğer bir yanıt veremiyorsanız da önemli değil. Demek ki daha hayatınızın o noktasında değilsiniz. Elbet bir gün gelecektir. Bana göre insanı insan yapan " bü


Zorlama! Olmasına İzin Ver...
Bu ay ÜtopÇa'dan ve ÜtopÇa'lılardan hayli uzak kaldım. Ancak geçerli nedenlerim olduğunu düşünüyorum. Fazla derine girmeden bir aydır neler olduğunu anlatayım; Genelde yakınmak pek bana göre değildir ve bence "iyi bir dünya" hayalinde olan kimsenin yakınmadan sorunlara çözüm bulması gerekir. "Ama bazen kendi inisiyatifinde olmayan şeyler olabiliyor, Çağıl'cığım" dediğinizi duyar gibiyim. Evet, haklısınız, yaşadım, gördüm, öğrendim, bazen ne kadar isteseniz de olmayabiliyorm


Koşun İyiliğe Çağırıyorum!
Bu yazımda Finlandiya ve Türkiye'yi de kapsayacak, dünyanın var oluşundan bu yana hepimizin çok iyi bildiği iki zıt kavramdan bahsedeceğim "iyilik" ve "kötülük". Yunan mitolojisi dünyanın ve insanın yaradılışının, bilinmeyen yüzyıllardır var olan zifiri karanlığı "kaos" adında şekilsiz bir karışıklığın başlattığını söyler. Kimsenin açıklayamadığı bir şekilde bir gün bu ne idiği belirsiz hiçlik iki yavru doğurur. Biri "Gece" diğeri de "Ölüm" namıdiğer "Erebus"... Büyük oyun


...Finlandiya/Suomi...
Finlandiya, uzun süreler Rusya ve İsveç arasında kapış kapış giden bir kara parçası iken Sovyet Rusya nihayet emeline ulaşmış ve Finlandiya'yı toprakları arasına katmıştır. Ancak Fin halkının cesur, özgür ve kendini daimi gelişmeye adamış yapısı Sovyet Rusya'yı tehdit edecek düzeye geldiğinde, Finlandiya halkı Rusya'nın kısıtlamalarına gelemeyip bağımsızlıklarını 1917 yılında ilan etmişlerdir ve o günden bugüne Rusya'dan gelen sosyalist genleriyle oluşturdukları bir cumhuriye


Edebiyattan Öğretmenliğe: Yeditepe'de Çift Anadal Yapmak
Her zaman "öğretmen olunmaz, öğretmen doğulur" inancındayım. Ancak alınan pedagojik eğitimle madenden çıkan kömür işlenir, eşi benzeri olmayan bir pırlantaya dönüşür, değerlenir. İşte bu ideolojiyle, 2015 yılında özümseyerek bitirdiğim İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü'nün üstüne bir de İngilizce Öğretmeni vasfını hak etmek istedim. Yedi haftalık hızlandırılmış ve bana göre hiç bir ehemmiyeti ve ağırlığı olmayan pedagojik formasyonu almayı reddedip baştan sona okumak, hiç bir


Beyaz Tavşanın Peşinde: Yeditepe Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü
Yeditepe Üniversitesi'ne gelmeden önce hayli önyargılıydım. Acaba eğitim iyi midir? Reklamı yapıldığı kadar başarılı mıdır? Bu okul bana ne katabilir ki?! Bir takım kulaktan dolma bilgiler neredeyse bu okula ve bu bölüme gelmemi engelleyecek ve belki de tüm hayatım pişmanlıklarla geçecekti. “İngiliz Dili ve Edebiyatı”, gerçekten tam bir Alice in Wonderland’ti benim için. Başta bir beyaz tavşanın peşine takılıp düştüm o delikten içeri. Bambaşka bir dünyaya açıldı anahtar deli
bottom of page