
ECER 2026: Knowing and Acting: The changing conditions and potentials of education research
17 Ağu Pzt
|Tampere Üniversitesi
European Conference on Educational Research, eğitim alanındaki araştırmacıları, öğretmenleri ve politika yapıcıları bir araya getiren Avrupa’nın en önemli akademik konferanslarından biridir. Ben de bu köklü eğitim konferansının, doktora çalışmanın ikinci makalesini sunmak üzere orada olacağım.


Zaman & Yer
17 Ağu 2026 09:00 GMT+3 – 21 Ağu 2026 18:30 GMT+3
Tampere Üniversitesi, Kalevantie 4, 33100 Tampere, Finlandiya
Etkinlikle İlgili
European Conference on Educational Research (ECER), eğitim alanındaki araştırmacıları, öğretmenleri ve politika yapıcıları bir araya getiren Avrupa’nın en önemli akademik konferanslarından biridir. Her yıl farklı bir tema etrafında düzenlenen bu konferans, eğitimle ilgili güncel tartışmaları ve araştırmaları paylaşmak için önemli bir platform sunar.
2026 yılında ECER, “çoklu krizler” çağında eğitim araştırmalarına odaklanıyor. Dijitalleşme, iklim krizi ve toplumsal dönüşümler gibi küresel gelişmelerin, eğitim ve bilgi üretimi üzerindeki etkileri ele alınıyor. Konferans, eğitimin geleceğini yeniden düşünmek için güçlü bir tartışma ortamı sunuyor.
Ben de bu köklü eğitim konferansının, Emerging Researchers (ERC) kısmında doktora çalışmanın ikinci makalesini sunmak üzere orada olacağım.
Bu konferansa sunacağım makalemin içeriğini sizlerle paylaşmak isterim:
Son yıllarda dünya genelinde öğretmenlerin mesleği bırakmaları önemli bir sorun haline gelmiştir. Bu durum yalnızca eğitim sistemlerinde istikrarsızlığa yol açmakla kalmıyor, aynı zamanda eğitim kalitesini de doğrudan etkiliyor. İlginç olan ise, bu sorunun Finlandiya gibi güçlü öğretmen eğitimi sistemlerine sahip ülkelerde de görülmesi. Araştırmalar, Finlandiya’da öğretmenlerin yaklaşık %40–50’sinin kariyerlerinin bir noktasında mesleği bırakmayı düşündüğünü gösteriyor.
Bu noktada şu soru önem kazanıyor:
Fin öğretmen adaylarının motivasyonu ve mesleğe bağlılığı (mesleki kimlikleri) öğretmen eğitimleri boyunca nasıl gelişiyor ve bu gelişim, onların mesleki dayanıklılığını ve meslekte kalma kararlarını etkiliyor mu?
Bu çalışma, bu soruya farklı bir açıdan yaklaşarak yalnızca sistemsel sorunlara değil, öğretmen adaylarının bireysel gelişim süreçlerine odaklanıyor. Özellikle dört temel unsur ön plana çıkıyor:
Motivasyon (öğretmen olma isteği)
Mesleğe bağlılık
Dayanıklılık (zorluklarla başa çıkabilme)
Mesleği bırakma niyeti
Araştırma, Finlandiya’daki öğretmen adaylarını eğitim süreçleri boyunca takip ederek bu faktörlerin zaman içinde nasıl değiştiğini ve birbirleriyle nasıl ilişkili olduğunu inceliyor.
Bu çalışmanın en önemli katkılarından biri, öğretmenleri “tükenmişlik yaşayan bireyler” olarak görmek yerine, onların nasıl daha güçlü, dayanıklı ve mesleğe bağlı hale gelebileceklerine odaklanması. Aynı zamanda öğretmen eğitiminin bu süreçteki rolünü görünür kılıyor.
Elde edilecek bulguların;
👩🏫 öğretmen adayları ve yeni öğretmenler,
🎓 öğretmen eğitmenleri,
🏫 okul yöneticileri
için yol gösterici olması hedefleniyor.
Uzun vadede ise bu çalışma, farklı ülkelerdeki öğretmen eğitim sistemlerinin nasıl daha dayanıklı ve mesleğine bağlı öğretmenler yetiştirebileceğine dair önemli karşılaştırmalara zemin hazırlayabilir.